Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

ISO 9001:2000, ISO 22000, ISO 18001, ISO 14001, ISO 13485, ISO 16949, CE KALİTEPORT Danışmanlık Hizmetleri 0212 212 18 22

ISO 9001:2000, ISO 22000, ISO 18001, ISO 14001, ISO 13485, ISO 16949, CE, Gost-R KALİTEPORT Danışmanlık Hizmetleri 0212 212 18 22 Kalite Yönetim Sistemleri Danışmanlık

http://kaliteport.com adresinde daha detaylı bilgi bulabilirsiniz.

http://kaliteport.com adresinde daha detaylı bilgi bulabilirsiniz.

http://Kaliteport.com 

Adresinde Daha Detaylı bilgiler ve Kampanyalar hakkında Bilgi alabilirsiniz .

 

 

 

 

kaliteport mail için
            Tel :0212 212 18 22 
            Fax :0212 212 19 22

Marka Tescil Prosedürleri,Hukuki Haklar,Marka İzleme,Yurtdışında Marka Tescili

:: Marka Patent ::

 

Marka Tescil Prosedürleri

Marka araştırma uzmanlarınca ilgili sektörlerde ön araştırması yapılan markanın, tesciline bir engel görülmemesi halinde başvuru işlemlerine geçilir.

Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı’na (TPE) başvurulduğu andan itibaren markanın hukuki koruması başlar. Türk Patent Enstitüsü uzmanları marka başvurusunu tescil edilip edilmeyeceği noktasında incelerler. Tescil edilmesi için bir engel görmediği markaları Resmi Marka Bülteninde yayına çıkarır.

Yayın suresi 3 ay olup bu süreç içerisinde tüm üçüncü kişilere itiraz durumu açıktır.
3 aylık süreç sonunda herhangi bir itiraz olmaması durumunda, TPE tescile karar verir ve tescil ücreti talep eder. Söz konusu ücretin ödenmesinden sonra ise marka tescil belgesi alınır.

 

 Marka Tescil Başvurusu İçin Gerekli Olan Belgeler

 

  • Markanın örneği
  • Markanın kullanılacağı malların veya hizmetlerin listesi
  • Vekâletname
  • Başvuru sahibi tüzel kişi ise ticari faaliyetini gösterir belge
  • Başvuru sahibi şahıs ise kimlik fotokopisi veya kimlik numarası

Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, özel düzenlemelerden ve genel olarak da Türk Ticaret Kanununun haksız rekabeti düzenleyen hükümlerinden yararlanır.
Marka haklarının korunması ile ilgili esasları, kuralları ve koşulları, özel olarak 556 sayılı KHK ile 4128 sayılı Kanundaki hükümler kapsar.
Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, bu düzenlemelere dayanarak, mahkemeden bazı istemlerde bulunabilir.

Hukuki Haklar

A) Hukuki sorumluluk

1. Marka hakkında tecavüz fiillerinin durdurulması davası,
2. Tecavüzün giderilmesi davası,
3. Tecavüzün önlenmesi davası,
4. Tecavüzün tespiti davası,
5. Tazminat davaları
a) Maddi tazminat davası,
b) Manevi tazminat davası,
c) İtibar tazminatı davası,
6. Delillerin tespiti,
7. El koyma,
8. Ürünler üzerinde mülkiyet hakkı tanınması,
9. Markaların silinmesi ve imha,
10. Hükmün ilgililere tebliği, kamuya yayın yoluyla duyurulması ve ilanı,
11. İhtiyati tedbirler,
12. Gümrük korunması.


B) Cezai sorumluluk

Marka hakkına tecavüz halinde verilecek cezalar işlem, fiil ve suça iştirak (katılma) ayırımına bağlı olarak farklılıklar göstermektedir.
Kanuna uymayanlar hakkında hapis cezası, para cezası, işyerinin kapatılması, ticaretten men edilmesi yaptırımları getirilerek, uygulamada etkinliğin sağlanması amaçlanmıştır (KHK m. 61/A). 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı kanun ile KHK nın 61/A maddesinde yapılan değişiklikle cezalar ağırlaştırılmıştır.
Markadan doğan haklara verilecek cezaların alt ve üst sınırları aşağıdaki gibidir:
a) Bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası,
b) 27.000. Yeni Türk Lirasından, 46.000.Yeni Türk Lirasına kadar para cezası,
c) İşyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılması,
d) Tecavüz edenlerin bir yıldan az olmamak üzere ticaretten men edilmeleri.

 

Marka İzleme

Markalar tescil edildikten sonra da olası taklitlerine karşı dikkatle takip edilmesi gerekir. Çünkü markaların tescil edilmesi taklit edilemeyeceği anlamına gelmemektedir. Taklitçilerin takibi ise sektörün içinde olan firma yetkililerince yapılabilir. Firma yetkilileri piyasada kendi markalarına benzer bir markaları tespit edip gerekli hukuki işlemleri yapmalıdırlar.

Koruma altına alınan markaların piyasada takip edilmesi ve benzerlerinin tespit edilmesi kadar Türk Patent Enstitüsüne yapılan başvuruların da izlenmesi, benzerlerinin tespit edilmesi ve tescilin engellenmesi de gereklidir. Fakat firma sahipleri tescilli markaların benzerlerinin resmi kurumca tescillenemeyeceğini düşündükleri için telafisi güç zorluklarla karşılaşırlar.

Türk Patent Enstitüsüne aylık ortalama 3000 civarında marka başvurusu yapılmaktadır. Türk Patent Enstitüsü memurları “markaların karıştırılma olasılığını” kendi bakış açısı ile yorumlar, karışmayacağını düşünürse resmi markalar bülteninde yayınlar. Türk Patent Enstitüsü yayınladığı markaları herkesin gördüğünü varsayar, bir itiraz gelmediği takdirde markayı tescil eder. Fakat resmi markalar bülteninde yayınlanan markaların tümü tescil edilebilir değildir. Tescilinde normal şartlarda tescilli başka bir markaya benzer yorumu olabilecek veya tescilli marka sahibinin piyasada tanınma şeklinden dolayı markanın ününden yararlanabilecek markalar da yayınlanabilir. Bu dönemde daha önce tescilli marka sahibinin başvurusu yapılan markayı tespit edip, tescil işlemini engellemesi gereklidir. Aksi takdirde tescilli markaya benzer olan marka tescil edilir. Tescil edildikten sonra Türk Patent Enstitüsüne itiraz yapılamaz. Tescilin iptali ise sadece dava ile mümkündür ki bu işlem çok zaman alıcı ve maliyetli bir işlemdir. 

Kaliteport, marka izleme hizmeti ile kendisine bu konuda yetki vermiş kişi veya şirketlerin markalarını izler. İzlenen marka yayınlanan tüm markalarla karşılaştırılır. İnceleme sonucu benzer olarak tespit edilen markalar marka izleme yetkisi vermiş tescilli marka sahibinin onayı ile itiraz edilir ve tescil önlenmeye çalışılır.

 

Yurtdışında Marka Tescili

 

Neden Yurtdışında Marka Tescili? 

 

Hızla küreselleşen dünyada markalar artık uluslararası ticaret hayatında başarının anahtarlarından biri olmuştur. Bir marka sadece tescil edildiği ülkede koruma altına alınabildiği için, yurtdışı atılımlar düşünen şirketler markalarını yurtdışında da tescil ettirmelidirler. Aksi takdirde, ihracat yapılan ülkelerde, benzer markaların olması riski mevcut olup, esas hak tescilli marka sahibinin olduğundan, ihracat yapan şirket açısından büyük maddi zararlara sebep olabilir. Ayrıca yurtdışı marka tescilleri, uluslararası pazarlarda kalıcı olabilmenin ve rekabet edebilmenin ön şartlarından biridir. Bu şekilde markanın statüsü global pazarda da güvenlikte olacak ve haksız rekabetin önüne geçilebilecektir.

Bir marka başvurusu ilk başvuru tarihinden itibaren 6 ay içerisinde yurtdışı tescil işlemleri yaparsa, koruma tarihi ilk başvuru tarihi olarak uluslar arası olarak kabul edilir. Bu öncelik hakkına Rüçhan Hakkı denir.

 

  1. §   Madrid Protokolü İle Uluslararası Marka Başvurusu  

 Yurtdışı tescil işlemleri prosedür ve masraflar açısından zorlukla yürütülen işlemlerdi. Bu zorlukların aşılması ve marka tescil işlemlerinde maliyetin azaltılıp sürecin hızlandırılması Türkiye 1999 tarihi itibariyle Madrid Protokolü’ne ile dahil olmuştur. Bu Protokol sayesinde Türk firmaları için üye 72 ülkede markalarını tescil ettirme imkânı doğmuştur. Avrupa ülkeleri, ABD, Rusya vb önde gelen ülkeler üyeler arasındadır.

Bu sistemde, tescil başvurusu üye ülkelerden tümü için olabileceği gibi, tercih edilen ülkelere de başvuru yapılabilmektedir. Herhangi bir ülkenin markayı kabul etmemesi diğer ülkeleri etkilememektedir.   Yaklaşık 12 – 18 aylık sürede tescil kararları alınabilmekte, 10 yıllık dönemlerde yenilemelerin yapılması yeterli olmaktadır.

 


  1. §   Avrupa Topluluğu Markası Başvurusu (CTM)  

 Marka başvurusunun, tek bir işlemle bütün Avrupa Birliği ülkelerinde geçerlilik kazanmasını sağlayan Topluluk Markası Sistemi, 1996 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 

Türk vatandaşları da bu sistemden yararlanabilmektedir. Bu doğrultuda yapılacak tek bir başvuru ile topluluk üyesi 27 ülkede koruma talep edilebilmektedir.

Fakat marka başvurusu tek bir üye ülkede reddedilirse diğer ülkeler için de başvuru reddedilmiş sayılmakta olduğu için bu sistem tavsiye edilmemektedir. Avrupa topluluğu üyeleri, Madrid Sistemine üye oldukları için, bu yolla tescile gidilmesi söz konusu riski ortadan kaldırmaktadır.

 

  • Oapı Unıon Tescili  

OAPI Union Patent ve Marka Ofisi nezdinde yapılan endüstriyel tasarım tescilleri, Afrika Ülkeleri olan; Benin, Burkina Fasso, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kamerun, Çad, Kongo, Cote D’ivorie, Ekvator Ginesi, Gabon, Gine, Gine Bisseau, Mali, Moritanya, Nijerya, Senegal, Togo’ da tek bir başvuru ile koruma sağlanabilmesini sağlamaktadır

 

  1. §         Ülkesel Marka Tescilleri  

Yurtdışında korunmak istenen markaların bireysel ülke başvuruları da mümkün olup, arzu edilen ülkelerdeki partnerlerimiz aracılığıyla resmi patent ofislerine başvurular ve bunların takibi yapılmaktadır. Her ülkenin marka mevzuatında, uygulamalarında ve ücretlerinde farklılıklar olmaktadır

Bu tip başvuruların başarılı takibi, uluslararası tesciller konusunda deneyim ve özel uzmanlık gerektirmektedir.

 

 

  • Marka Yenileme  

Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre onar yıllık dönemler halinde istenildiği kadar yenilenebilir. Koruma süresi sona eren marka, sahibinin yetkili kıldığı vekilin talebi halinde yenilenir.

Yenileme talebinin yapılması koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden önceki altı ay içinde gerçekleştirilir. Bu sürenin kaçırılması durumunda, yenileme talebi, ek ücret ödenmesi koşuluyla, koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden itibaren altı aylık süre uzatımı içinde de yapılabilir.

Yenileme süresi mevcut tescilin sona erdiği gün başlar. Yenileme sicile kayıt edilir ve yayınlanır. Koruma süresinin bitiminden itibaren altı aylık süre içerisinde yenilenmeyen markalar hükümsüz sayılır.

Marka Yenileme işlemi için marka tescil numarası gereklidir.

 

  • Marka Devir   

Marka başvurusu veya belgesi, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tamamı veya bir kısmında üçüncü şahıslara devredilebilir.

Bir işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri, aksi kararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini kapsar. Mahkeme kararının sonucu olan devir hariç markanın devri yazılı olarak yapılır ve devir sözleşmesi taraflarca imzalanır. Markalar siciline kaydedilmeyen devir, üçüncü kişilere karşı marka hakkı olarak ileri sürülemez.

Ayrıca tescilli bir markanın devri sırasında, devredenin, aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ve benzer mal veya hizmetler için tescilli başka markaları bulunuyorsa, bu markalarının da devredilmesi gerekir. Aksi halde devir işlemi Enstitü tarafından yapılmaz.

Kısmi devir halinde, kısmi olarak devredilen mal ve/veya hizmetler için, kısmi devralan adına yeni bir marka dosyası oluşturularak devir kapsamı mal ve/veya hizmetleri içeren marka tescil belgesi yeni marka tescil numarası verilerek düzenlenir.

Marka devir işlemi için; Noter onaylı devir sözleşmesi gereklidir.

 

Marka Lisans  

Bir markanın kullanım hakkına lisans denir. Markanın lisansı tescil edildiği hizmetlerin veya ürünlerin bir kısmı ya da tamamı için bir başka kişiye lisans yoluyla verilebilir. İnhisarı lisans ve inhisarı olmayan lisans şeklinde iki türü vardır. İnhisarı lisans, lisans veren başkasına lisans veremez, marka üzerindeki hakkını açık tutmadığı sürece kendisi de markayı kullanamaz.

Lisans sözleşmesinde aksi karşılaştırılmamışsa inhisarı lisansa sahip olan kişi, üçüncü kişiler tarafından marka sahibinin markadan doğan hakkına tecavüz etmesiyle, marka sahibinin yasalar yoluyla açabileceği davaları kendi adına açabilir. İnhisarı olmayan lisans da ise marka lisans sahiplerinin böyle bir durumda lisans açma hakkına sahip değildirler.

Eğer sözleşmede karşılaştıramamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere veremez. Buna alt lisans veremez de denilebilir.

Marka lisans hakkına sahip kişi, markanın koruma zamanında markasını kullanabilir, markasını her türlü tasarruf edebilir. Marka sahibi uygulamalarına uygunluk dâhilinde, lisans alan üreten malın veya yapılan hizmetlerin kalitesini garanti olunacak önlemleri alır. Sözleşme şartlarını lisans alan bu kararları ihlal ederse, tescilli markadan doğan haklarını, lisans alana karşı dava yoluyla ileri sürebilir. Lisans markalar sicile kayıt edilmezse, iyi niyetli diğer kişilere karşı ileri sürülemez.

Marka lisans için; Noter onaylı lisans sözleşmesi gereklidir

Türk Patent Enstitüsü Kararına İtiraz ve Dava   

Türk Patent Enstitüsü'nün kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı olarak itiraz edilebilir.  Enstitü itirazı haklı görürse, kararını değiştirir. Enstitü itirazı reddederse, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun kararlarına karşı, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde, yetkili mahkemede dava açılabilir. Dava hem Enstitü'ye hem de marka tescil başvurusunda bulunan ya da itiraza rağmen başvurusu tescil edilmiş kişiye karşı açılır. 

 

Marka Sahibiyle İlgili Değişiklikler   

 

    Marka sahibi markasını tescil ettirdikten sonra unvanını, firmasının çeşidini (nev’i) ,adresini değiştirmesi, şirket birleşmesi, Marka sahibinin ölümü halinde, mirasçılara intikal ettirilmesi veya markanın iptali gibi değişiklerin markalar sicilinde de değişmesi gerekir.

Değişikliğin nedeninin aynı olması kaydıyla, değişiklik talebi bir veya daha fazla marka tesciline ve başvurusuna ilişkin ise bu durumda tescil ve/veya başvuru sayısına bakılmaksızın tek bir başvuruyla yapılır.

 

Diğer Marka Hizmetleri

Ünvan değişikliği kaydı için; Unvan değişikliğini gösterir Türkiye ticaret sicil gazetesi

Nevi (şirket türü) değişikliği kaydı için,  Nev'i değişikliğini gösterir Türkiye ticaret sicil gazetesi

Adres değişikliği için, Adres değişikliğini gösterir Türkiye ticaret sicil gazetesi gereklidir.

Şirket birleşmesinin kaydı için; Birleşmeyi gösterir belge aslı ya da noter tasdikli sureti gereklidir.

Marka veraset ve intikal işlemleri için;  Mahkemeden alınmış veraset ilamı gereklidir.

Marka tescil iptali için; Noter onaylı, iptal yetkisini de içerir vekaletname gereklidir.

http://kalitepor.com adresinde daha detaylı bilgi bulabilirsiniz.

http://Kaliteport.com 

Adresinde Daha Detaylı bilgiler ve Kampanyalar hakkında Bilgi alabilirsiniz .

 

 

 


kaliteport mail için
Tel :0212 212 18 22 
            Fax :0212 212 19 22




 

 

ISO 22000 (HACCP), iso 22000, iso22000, Gıda Güvenlik Sistemi, ISO 22000 (HACCP) Standart Maddeleri, ISO 22000 (HACCP) Gıda Güvenlik Terimleri

:: ISO 22000 (HACCP) ::

Gıda Güvenlik Sistemi

 

ISO 22000 (HACCP) Gıda Güvenlik Sistemi; gıdada tüketim anında veya (tüketici tarafından kullanıldığında) gıda kaynaklı tehlikelerin bulunması ile ilgilidir. Gıda güvenliği tehlikelerine giriş gıda zincirinin herhangi bir basamağında ortaya çıkabilir, bu nedenle de gıda zinciri boyunca etkin bir kontrolün gerçekleştirilmesi önemlidir. Bu nedenle, gıda güvenliği gıda zincirinde yer alan tüm birimlerin katkısıyla sağlanan bir olgudur.

 

Yem üreticilerinden birincil üreticilere, gıda işleyenlerden, taşımaya, depolama operatörlerine ve taşeronlardan perakende satış yerleri ve gıda servislerine (ekipman üreticileri, ambalaj materyali, temizlik ajanları, katkı ve bileşen üreticileri gibi ilgili kuruluşlar dahil) kadar değişen bir zinciri kapsamaktadır. Hizmet sağlayıcılar da bu zincire dâhildir.

 

Uluslararası ISO 22000 (HACCP) Gıda Güvenlik Sistemi Standardı, gıda zinciri boyunca son tüketime kadar gıda güvenliğini sağlamak için takip eden genellikle anahtar öğeler olarak kabul edilen öğeleri birleştiren gıda güvenliği yönetimi sistemi için ihtiyaçları tanımlamaktadır:

 

  • İnteraktif iletişim
  • Sistem yönetimi
  • Ön gereksinim programları
  • HACCP prensipleri

Gıda zinciri boyunca iletişim, gıda zinciri içerisinde yer alan her aşamada tüm ilgili gıda güvenliği tehlikelerinin tanımlanmasında ve yeterince kontrol edilebilmesinin sağlanabilmesi için zorunludur. Bu, gıda zinciri boyunca en alt kademeden en üst kademeye kadar kuruluşlar arasındaki iletişimi göstermektedir. Tüketicilerle ve tedarikçilerle tanımlanan tehlikeler ve kontrol önlemleri hakkında iletişim, tüketici ve tedarikçi gereksinimlerinin (son ürünün kullanılışı ve bunun için gerekenler ile son ürün üzerine etkileri gibi) açığa kavuşturulmasına yardımcı olacaktır.

 

Kuruluşun gıda zincirindeki rolünün ve pozisyonunun bilinmesi, son tüketiciye gıda zincirinde güvenli gıda ürünleri ulaştırmak ve etkili bir iletişim sağlamak için zorunludur..

 

En etkin gıda güvenlik sistemi, kuruluşun bütün yönetim aktiviteleri arasında düzenli bir yönetim sistemi ve işbirliğinin kurulması, hayata geçirilmesi ve gerektiğinde güncelleme yapılması ile başarılabilir. Bu olgu, kuruluş ve ilgili birimler arasında maksimum faydayı sağlamaktadır. Bu uluslar arası standard iki standard arasındaki uyumu artırmak için ISO 9001 ile aynı sıraya konulmuştur.

 

Uluslararası ISO 22000 (HACCP) Gıda Güvenlik Sistemi Standardı diğer yönetim sistemi standartlarından bağımsız olarak uygulanabilir. Bu standardın yürütülmesi, mevcut ilgili yönetim sistemi gereksinimleriyle sıra ile veya işbirliği hâlinde olabileceği gibi, kuruluş bu uluslararası standardın gereksinimlerine uyan bir gıda güvenliği yönetim sistemi kurmak için mevcut yönetim sistemi veya sistemlerini kullanabilir.

 

Uluslararası ISO 22000 (HACCP) Gıda Güvenlik Sistemi Standard Codex Alimentarius Komisyonu tarafından geliştirilen HACCP sistemi prensipleri ve uygulama basamaklarını tamamlamaktadır. Denetlenebilir şartlar aracılığıyla, bu standard HACCP plânı ile ön gereksinim programlarını birleştirir. Tehlike analizleri, etkin bir gıda güvenliği yönetim sistemi için anahtar role sahiptir, çünkü tehlike analizlerinin yürütülmesi, kontrol önlemlerinin kombinasyonunun etkin bir şekilde yapmak için gerekli bilgiyi organize etmede yardımcı olur. Bu Uluslararası ISO 22000 (HACCP) Gıda Güvenlik Sistemi Standardı, kullanılan proses ve tesislerin tipi ile ilgili tehlikeler dahil gıda zincirinde oluşması beklenen tehlikelerin tanımlanmasını ve değerlendirmesini gerektirmektedir. Bu nedenle standard, saptanan belirli tehlikeler bir kuruluş tarafından  kontrol edilebilirken, diğerleri tarafından niçin kontrol edilemediğini belirlemek ve kayıt altına almak için gereklidir.

 

Tehlike analizleri sırasında, kuruluş,  ön gereksinim programlarının birleşimi, operasyonel ön gereksinim programları ve HACCP plânı ile tehlike kontrolünü sağlamak için kullanılan stratejiyi belirler.

 

 

Uluslararası ISO 22000 (HACCP) Gıda Güvenlik Sistemi Standard, uygulanmasını kolaylaştırmak için bir denetleme standardı olarak geliştirilmiştir. Buna karşın her bir kuruluş, bu uluslararası standardın gereksinimlerini yerine getirmek için gerekli metotları ve yaklaşımları seçmekte serbesttirler. Bu uluslararası standardın her bir kuruluşta uygulanmasına yardımcı olmak için kullanım rehberi ISO/TS 22004 ‘de verilmiştir.

 

Uluslararası standard sadece gıda güvenliği ile ilgili yaklaşımlar verme amacındadır. Bu uluslararası standard tarafından verilen yaklaşım tarzının aynısı,  gıdanın diğer spesifik konularını düzenlemek ve bunun sonucu olarak iyiye gitmek içinde kullanılabilir (örneğin etik konularda ve tüketicinin bilgilendirilmesinde).

 

Uluslararası ISO 22000 (HACCP) Gıda Güvenlik Sistemi Standardı, bir kuruluşun (küçük ve/veya az gelişmiş bir kuruluş gibi) harici olarak geliştirilmiş kontrol önlem kombinasyonu uygulamasına izin vermektedir.

 

Uluslararası ISO 22000 (HACCP) Gıda Güvenlik Sistemi Standardın amacı, küresel düzeyde gıda zinciri içindeki işlerde, gıda güvenliği yönetimi gerekliliklerine uyum sağlamaktır. Bu standart, kuruluşlar tarafından kanunların gerektirdiğinden daha çok, daha odaklı, tutarlı ve entegre gıda güvenliği yönetimi sistemi uygulamak isteyenlere yönelik tasarlanmıştır. Bu Standard, kendi gıda güvenlik yönetim sisteminde,  yasal ve düzenleyici gereksinimlerle ilgili uygulamaları karşılayacak bir organizasyon gerektirmektedir.

 

ISO 22000 (HACCP) Standart Serisi

ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi – Gıda Zincirindeki kuruluşlar için şartlar

ISO/TS 22003 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi – Gıda güvenliği yönetim sistemlerinin tetkikini ve belgelendirmesini yapan kuruluşlar için şartlar (2006 ilk çeyrek)

ISO/TS 22004 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi –ISO 22000:2005’in uygulanması ile ilgili kılavuzu (Kasım 2005)

ISO 22005,Yem ve gıda zincirinde izlenebilirlik- Sistem tasarımı ve hazırlanması için genel ilkeler ve kılavuzu ,

ISO 22000 Kimler Uygulayabilir?

ISO 22000 (HACCP) standardı kapsamında belgelendirme yapılabilecek olan dolaylı ve dolaysız yer alan kuruluşlar şunlardır.

A) Kuruluşlar,
  • Çiftçiler,
  • Hasatçılar,
  • Yem üreticileri,
  • Gıda bileşeni üreticileri,
  • Gıda üreticileri,
  • Gıda satıcıları,
  • Gıda servisleri,
  • Hazır yemek firmaları,
  • Temizlik ve sanitasyon hizmeti veren kuruluşlar,
  • Taşıyıcılar, depolama ve dağıtım kuruluşları vb.
B) Dolaylı olan kuruluşlar
  • Ekipman sağlayan kuruluşlar,
  • Temizlik ve sanitasyon ajanları,
  • Ambalaj malzemeleri
  • Gıda ile temasta bulunan diğer öğeleri üreten kuruluşlar vb.
1-ISO 22000(HACCP)'in Tarihsel Gelişimi   

1959–1960 İlk çalışmalar, NASA’nın uzaya giden astronotların tüketeceği gıda maddelerinin güvenliğini garanti altına alacak sıfır hatalı program isteği, 1963 Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) Codex Alimentarius’da HACCP prensiplerinin yayımlanması, 1973- NASA (Amerikan Ulusal Havacılık Ve Uzay Kurumu), Natick Amerikan Ordu Laboratuarları ve Pillsbury grubunun astronotlar için gıda üretiminde sıfır hata ortak projesinin yürütülmesi ve HACCP kavramının literatüre girişi, 1985 yılında ABD Ulusal Bilim Akademisi gıda güvenliğinin sağlanması için gıda işletme tesislerinde HACCP yaklaşımının kabul edilmesi gerektiği tavsiyesinde bulunması, 14 Haziran 1993- HACCP’ in 93/43/EEC “Gıda Maddelerinin Hijyeni” direktifi ile yasal olarak Avrupa Birliği ülkelerinin kanunlarına girişi, 1996- Avrupa’da tüm gıda endüstrisinin uygulaması gereken yasal bir zorunluluk haline getirilmesi, Türkiye'de ise 16 KASIM 1997 tarihi itibarı ile Türk gıda Kodeksi ile gıda sanayinde HACCP uygulamalarının zorunlu hale getirildi. 09.06.1998 tarihli resmi gazetede yayınlanan "Gıdaların Üretimi ve Denetlenmesine Dair Yönetmelik" de HACCP sisteminin uygulama gerekliliği belirtilmiştir. Yine aynı yönetmelikte 15.11.2002 tarihinen geçerli olmak üzere; başta et, süt ve su ürünleri işleyen işletmeler olmak üzere, gıda üreten diğer işletmelerin de kademeli olarak HACCP sistemini uygulamaları zorunlu hale getirilmiştir.

 

20 Şubat 1998- Danimarka’da DS 3027/1998 HACCP Standardı’nın yayımlanması, 3 Mart 2003 tarihinde TS 13001/Mart 2003 “Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktalarına (HACCP) Göre Gıda Güvenliği Yönetimi-Gıda Üreten Kuruluşlar ve Tedarikçileri İçin Yönetim Sistemine İlişkin Kurallar” adıyla HACCP standardı yayımlanması. 1 Eylül 2005 ISO 22000 “Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri-Gıda Zincirinde Yer Alan Kuruluşlar İçin Şartlar” standardı yayımlanması.

 

2-ISO 22000 (HACCP) Standart Maddeleri

 

ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi Bilgilendirme

1.Giriş
2.Atıf Yapılan Standart ve / veya Dokümanlar
3.Terimler ve Tarifler
4.Gıda Güvenliği yönetim Sistemi
4.1.Genel Şartlar
4.2.Dokümantasyon Şartları
5.Yönetim Sorumluluğu
5.1.Yönetim Taahhüdü
5.2.Gıda Güvenliği Politikası
5.3.Gıda Güvenliği Yönetimi Sistem Planlaması
5.4.Sorumluluk ve Yetki
5.5.Gıda Güvenliği Takım Liderleri
5.6.İletişim
5.7.Acil Durumlara Karşı Hazırlık ve Tepki
5.8.Yönetim Gözden Geçirmesi
6.Kaynak Yönetimi
6.1.Kaynakların Sağlanması
6.2.İnsan Kaynakları
6.3.Alt Yapı
6.4.Çalışma Ortamı
7.Planlama ve Güvenilir Ürün Gerçekleştirme
7.1.Genel
7.2.Ön Koşul Programları
7.3.Tehlike Analizi Gerçekleştirmek için İlk Adımlar
7.4.Tehlike Analizi
7.5.Operasyonel Ön Koşul Programlarını Oluşturmak
7.6.HACCP Planını Oluşturmak
7.7.İlk Bilgilerin, Ön Koşul Programlarına Ait Dokümanların ve HACCP
Planının Güncellenmesi
7.8.Doğrulama Planları
7.9.İzlenebilirlik
7.10.Uygunsuzlukların Kontrolü
8.Gıda Güvenliği Sistemlerinin Geliştirilmesi, Doğrulanması ve
Geçerli Kılınması
8.1.Genel
8.2.Kontrol Ölçümlerinin Geçerli Kılınması
8.3.Gözlemlerin ve Ölçümlerin Kontrolü
8.4.Gıda Güvenliği sisteminin Geçerli Kılınması
8.5.İyileştirme

 

3-ISO 22000 (HACCP) Gıda Güvenlik Sistemi Terimleri 

 

HACCP Takımı nedir? HACCP' nin oluşturulması ve uygulanması için bir araya gelen insan grubu.

Tehlike analizi nedir?
  • Proseslerin gıda hijyeni açısından kontrol edilmesi
  • Potansiyel problemlerin belirlenmesi,
  • Gerekli kontrollerin etkin olmasının sağlanması
Hijyen:  Genel olarak bakıldığında Hijyen konusunda 3 temel unsur dikkati çekmektedir:
  1. §         Satın Almadan başlayarak Hizmet Tüketilene kadar yer alan bütün ortamın – tesisin hijyeni,
  2. §         Satın Almadan başlayarak Hizmet Tüketilene kadar yer alan bütün gıdaların hijyeni,
  3. §         Satın Almadan başlayarak Hizmet Tüketilene kadar yer alan bütün bütün personelin hijyeni

( Tüketim sonrasında yer alabilecek geri dönüşlerde de bu konular dikkate alınmalıdır. )

Tehlike nedir?: Kısaca: Tüketiciye zarar verebilecek her şeydir. Ancak Sınıflaması HACCP Literatüründe şöyle yapılmaktadır:

  • Mikrobiyal bulaşıcılar
  • Fiziksel bulaşıcılar
  • Kimyasal bulaşıcılar
  • Allergens
Mikrobiyal bulaşıcılar gıda kaynaklı hastalıkların temel nedenidir.

Mikrobiyal Bulaşıcılar:

  • Virüsler
  • Mikroskopik parazitler
  • Değişik kaynaklardan gelen gıda zehirleyici bakteriler

Fiziksel Bulaşıcılar:

  • Metal, cam, plastik gibi
  • Taş, yaprak, gibi
  • Mücevher, Kıl, tırnak, gibi
  • Kir, toz, sinekler, kemik gibi

Kimyasal Bulaşıcılar:

  • Temizlik Kimyasalları
  • Endüstriyel üretim kimyasalları
  • Tıb ve tarım kimyasalları
  • Pestisit zehirleri

Allergensler:

  • Tehlikeli reaksiyonlar çıkaran gıdalar
  • Dış proteinlere karşı bağışıklık tepkisi
  • Pek çok insan için güvenlidir
  • Ürünler genellikle işaretlidir
Gıda Güvenliği: Amacına uygun olarak hazırlandığı ve/veya yendiği zaman gıdanın tüketiciye zarara sebebiyet vermeyeceği güvencesi

Gıda Zinciri:  Bir gıda ve onun bileşenlerinin, ilk üretimden tüketime dek üretim, işlenme, dağıtım, depolama ve taşınmasında yer alan aşamalar ve operasyonlar dizisi.

Gıda Güvenliği Tehlikesi: Ters bir sağlık etkisine sebebiyet verme potansiyeli olan gıdadaki biyolojik, kimyasal veya fiziki unsur veya gıda durumu

Gıda Güvenlik Politikası: Bir kuruluşun, üst yönetimi tarafından resmi olarak ifade edildiği şekliyle gıda güvenliğine ilişkin ayrıntılı taahhüdü ve istikameti.

Nihai Ürün: Kuruluş tarafından daha ileri bir işleme veya dönüşüme tabi tutulmayacak ürün.

Akış Diyagramı: Nihai ürün olana kadar gerçekleşen adımların sıralama ve etkileşimlerinin şematik ve sistematik sunumu.

Kontrol Önlemi: Bir gıda güvenlik tehlikesini önlemek veya ortadan kaldırmak ya da kabul edilebilir birseviyeye indirgemek için yapılacak işlem veya faaliyet.

Ön Gereksinim Programı: Gıda güvenliği ve Gıda zinciri boyunca gerekli hijyenik ortamı sağlayarak uygun biri üretim yapmak ,son ürünün güvenli bir şekilde hazırlanmasını sağlamak ve insan tüketimi için güvenli gıdalar sunmak için temel koşullar ve faaliyetler.

  • (GAP) İyi Tarım Uygulamaları
  • (GVP) İyi Veteriner Uygulamaları
  • (GMP) İyi Üretim Uygulamaları
  • (GHP) iyi Hijyen Uygulamaları
  • (GPP) iyi Üretim Uygulamaları
  • (GDP) iyi Dağıtım Uygulamaları
  • (GTP) İyi Ticaret Uygulamaları
Operasyonel Ön Gereksinim Programı (OGP): Olası gıda güvenlik tehlikelerini ve/veya üründe yada proses ortamında gıda güvenliği tehlikelerinin kontaminasyonu veya çoğalmasını kontrol altına almak için zorunlu olduğu tehlike analizleriyle tanımlanan ön gereksinim programı.

KKN Kritik Kontrol Noktası:  Kontrolün uygulanabileceği ve bir gıda güvenliği tehlikesini önlemek veya ortadan kaldırmak veya kabul edilebilir bir seviyeye indirgemek için asli olan (gıda güvenliği) adım.

Kritik Sınır/Limit: Kabul edilebilirliği kabul edilemezlikten ayıran kriter.

İzleme: Kontrol önlemlerinin amaçlanan şekilde işleyip işlemediğini değerlendirmek için planlanmış bir gözlemler veya ölçümler dizisi yürütmek.

Düzeltme: Tespit edilen uygunsuz durumu elimine etmek için yapılan hareket.

Düzeltici Faaliyet: Tespit edilmiş bir uyumsuzluk veya başka arzu edilmeyen durumun sebebini ortadan kaldırma eylemi

Geçerli Kılma: HACCP planı ve Operasyonel ön gereksinim programı tarafından yönetilen kontrol önlemleriyle elde edilen verilerin etkinlik düzeyinin belirlenmesi

Doğrulama: Objektif kanıtların temini yoluyla, belirlenmiş olan gereklerin yerine getirildiğinin teyidi.

Validasyon ( Geçerli Kılma ): Bir cihazın , ekipmanın, metodun veya sistemin performasının belirlenen koşullara uygun olduğunu göstermek için yapılan işlemlerdir.

Verifikasyon ( Doğrulama ): Bir cihazı, ekipmanın, metodun veya sistemin belirlenen amaca uygun olduğunun test edilerek yazılı kayıtlarla onaylanması.

Oualification ( Şartların onayı ): Validasyon sürecinin belli bir bölümünü oluşturan sistemin belli parçalarının, bölümlerinin veya kısımların kulanım öncesi yapılan kontrol ve /veya test onayı.

Kalibrasyon: Belli koşullarda bir ölçüm cihazının gösterdiği değeri ile bilinen ölçülen büyüklük arasındaki ilişkiyi belirlemek için yapılan işlemlerdir.

Risk: Herhangi bir potansiyel tehlikenin ne derece önemli ve hangi olasılıkla probleme yol açabileceğinin tahmin edilmesidir.

CCP (Kritik Kontrol Noktası):  Gıda güvenliği için bir tehlikeyi yok etmek ya da kabul edilebilir seviyelere indirmek için kontrol uygulanabilen bir proses aşamasıdır.

Kritik Limit: Üründe kritik kontrol noktalarını, kontrol edebilmek için saptanmış değerlerdir.

 

Karar Ağacı: Kritik noktaların belirlenmesi için kullanılan soru dizisi

İzleme:  Kritik noktalarda yapılan planlı ölçüm ve gözlemler.

Doğrulama: Haccp planlarının Haccp sistemi ile uyum içinde olup olmadığını saptamak için kullanılan metot, prosedürler.

HACCP Planı: Belirli bir prosesin kontrolü için izlenmesi gereken yolu içeren belge

ISO 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Sistemi Nedir?, iso 18001, ISO18001, ISO 18001’in Tarihsel Gelişimi, ISO 18001 Sisteminin Standart Maddeleri, ISO 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Terimleri, ISO 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği

:: ISO 18001 ::

ISO 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Sistemi

ISO 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Sistemi Nedir?

      OHSAS 18001 standardı, işyerinde çalışanların sağlığını ve güvenliğini etkileyebilecek uygulamaların sistematik olarak kontrol altında tutulmasını öngören bir yönetim modelidir. İngiliz Standartlar Enstitüsü tarafından, kuruluşların iş güvenliği konusunda üçüncü taraf belgelendirme taleplerine cevap olarak yayımlanmıştır.

Genel anlamda iş güvenliği kavramı çalışanların, işletmenin ve üretimin her türlü tehlike ve zarardan korunmasını içermektedir. İnsan hayatının öncelik taşıması nedeniyle, işletme ve üretim güvenliği konularının ikinci planda kaldığı ve uluslar arası alanda iş güvenliği kavramıyla genel olarak çalışanların güvenliğinin ifade edildiği görülmektedir.

İş Sağlığı ve Güvenliği kavramı, tehlikelerin önlenmesinin yanında risklerin öngörülmesi, değerlendirilmesi ve bu risklerin tamamen ortadan kaldırabilmek ya da zararlarını en aza indirebilmek için yapılacak çalışmaları da içermektedir. İş Sağlığı ve Güvenliği; henüz bir tehlike oluşmamış, işletmede bir arıza oluşmamışken bile işletmede oluşabilecek tehlikelerin ve risklerin öngörülerek bunların kabul edilebilir olup olmadığına karar verme çalışmalarını da beraberinde getirmektedir, yani yeni kavramla eski “reaktif” yaklaşımlar yerini “proaktif” yaklaşımlara bırakmıştır.

Öncelikle tüm üretim ve üretimi destekleyici süreçlerin incelenerek, çalışanların işlerini yaparken karşılaşabilecekleri tehlikelerin belirlenmesi esastır. Daha sonra bir risk değerlendirmesi yapılarak öncelikli olarak nerelerde iyileştirme yapılması gerektiği saptanır ve gereken önlemler alınır. Her iş veya alan için güvenli çalışma kuralları belirlenerek yürürlüğe konur.

Örnek vermek gerekirse: Tank, çukur gibi sınırlı alanlarda, yüksekte, hareketli ekipmanlar ile, basınç ve enerji bulunan hatlarda çalışma, radyoaktif kaynaklar veya kimyasallar ile yapılan işler, hastalık, kaza ve yaralanmayı önleyecek güvenli çalışma kurallarına ihtiyaç duyulan konulardan bazılarıdır.

Hazırlanan bu standart, 2001 yılında TSE (Türk Standartları Enstitüsü) tarafından kabul edilerek TS-18001 olarak yayınlanmıştır.
1- ISO 18001’in Tarihsel Gelişimi 

Kılavuz niteliği taşıyan ilk sağlık ve güvenlik standardı olan "BS 8800 Mesleki Sağlık ve Güvenlik Yönetim Sistem Rehberi" 1996'da İngiliz Standartlar Enstitüsü (BSI) tarafından yayınlanmıştır. Kılavuz niteliği taşıyan bu ilk standart kurumların belgelendirilmesine yönelik bir temel teşkil etmemekteydi.

Sonraları başka belgelendirme kuruluşları da bu konuda standartlar yayınlamışlardır. Ancak yayınlanan bu standartlar BS 8800'u temel almalarına rağmen birbirlerinden içerik ve uygulama bakımından farklılıklar göstermekteydi. Bunun üzerine BSI öncülüğünde uluslararası kabul edilebilecek bir sağlık ve güvenlik standardı hazırlanmasına yönelik bir komisyon toplanması kararlaştırılmış ve bu komisyonun çalışmaları sonucunda 1999 yılında OHSAS 18001 standardı oluşturulmuştur.

 

2-ISO 18001 Sisteminin Standart Maddeleri 
1.KAPSAM

2.ATIF YAPILAN STANDARTLAR

3.TERİMLER VE TARİFLER

4.İSG YÖNETİM SİSTEMİ UNSURLARI 

4.1 GENEL ŞARTLAR

4.2 ISG POLİTİKASI

4.3 PLANLAMA

4.4.UYGULAMA VE ÇALIŞTIRMA

4.5. KONTROL VE DÜZELTİCİ FAALİYET

4.6.YÖNETİMİN GÖZDEN GEÇİRMESİ
3-ISO 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Terimleri    
Kaza: Ölüme, hastalığa, yaralanmaya, hasara veya diğer kayıplara sebebiyet veren istenmeyen olay.

Zarar: İnsanların yaralanması, hastalanması, malın, çalışılan yerin zarar görmesi veya bunların birlikte gerçekleşmesine neden olabilecek potansiyel kaynak ve durum.

İş Sağlığı Ve Güvenliği: Çalışanların, geçici işçilerin, müteahhit personelin, ziyaretçilerin ve çalışma alanındaki diğer insanların refahını etkileyen faktörler ve şartlar.

İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetim Sistemi: Kuruluşun faaliyetleri ile ilgili İSG riskleri yönetimin kolaylaştıran, tüm yönetim sisteminin bir parçasıdır. Bu kuruluş yapısını, faaliyet planlarını, sorumlulukları, deneyimleri, prosesleri, prosedürleri ve kuruluşun İSG politikasının geliştirilmesi, uygulanması, iyileştirilmesi, başarılması, gözden geçirilmesi ve sürdürülmesi için kaynakları kapsar.

Risk Degerlendirmesi: Tüm proseslerde, riskin büyüklüğünü tahmin etmek ve riske tahammül edilip edilemeyeceğine karar vermek.

Performans: Kuruluşun ISG politika ve hedefleri temel alınarak, sağlık ve güvenlik risklerinin kontrolü ile ilişkili ISG yönetim sisteminin ölçülebilir sonuçları.

Güvenlik:  Kabul edilemez zarar riski altında olmama durumu.

Katlanılabilir Risk: Kuruluşun, yasal zorunluluklara ve kendi ISG politikasına göre, tahammül edebileceği düzeye indirilmiş risk.

İlgili Taraflar:  Bir kuruluşun İş Sağlığı ve Güvenliği performansıyla alakalı olan veya bu performanstan etkilenen kişi veya grup.

Olay: Bir kazaya yol açan veya bir kazaya neden olabilecek potansiyeli olan durum.

Amaçlar: Bir kuruluşun kendisinin ulaşması için belirlediği İş Sağlığı ve Güvenliği performansına yönelik hedefler.

OHSAS 18001: İş Sağlığı ve Güvenliği Değerlendirme Serisi – İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi Spesifikasyonu

OHSAS 18002: İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri – OHSAS 18001 Uygulama Rehberi
4-ISO 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Sisteminin Prensipleri  

 

Bu standart İş Sağlığı ve Güvenliği’ni yönetim sisteminin bir parçası olarak ele almakta ve bu çerçevede aşağıdaki basamaklardan oluşmaktadır;
  •  
    • Politika
    • Planlama
    • Uygulama ve İşletim
    • Kontrol ve Düzeltici Faaliyetler
    • Yönetimin Gözden Geçirilmesi 

ISO 14001, ISO 14001'in Tarihsel Gelişimi, ISO 14001 Çevre Standart Maddeleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Prensipleri ,

kaliteport mail için 
  

:: ISO 14001 ::

Çevre Yönetim Sistemi

 

ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Nedir?
 

 

ISO 14001 Standardı, kuruluşların; politika ve amaçlarını tespit edebilmelerini mümkün kılmak amacıyla mevzuatta koşulan şartlarla, önemli çevre etkilerini dikkate alarak, bir çevre yönetim sistemi için gerekli şartların belirlenmesidir. ISO 14001 Çevre Yönetim Standardı kuruluşların kontrol altında tutabildikleri ve/veya etkileyebildikleri çevre boyutlarını kapsar.

 

ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi,

  • bir çevre yönetim sistemi uygulayan, bu sistemi sürdüren ve geliştiren,
  • kendi çevre politikasına uymayı taahhüt eden,
  • bu riayeti başkalarına da gösterebilen,
  • çevre yönetim sistemini, kendi bünyesinin dışındaki bir kuruluşa tescil ettirmek ve bu konuda sertifika almak isteyen,
  • kendi isteği ile bu standarda uyma konusunda kararlı olan ve bu hususu açıkça beyan eden bütün kuruluşlara uygulanabilir.

Bu standardın bütün gerek ve şartları herhangi bir çevre yönetim sistemine dâhil edilmek ve onunla bütünleştirilmek amacıyla geliştirilmiştir.

 

ISO 9001 standardından yola çıkılarak yayımlanan ISO 14001, dünya pazarına kısa zamanda önemli bir rekabet unsuru olarak yansımıştır. Türkiye'de de birçok sektörden kuruluş, bu standardın gereklerini kendileri yerine getirmekle kalmayıp, tedarikçilerine de bu yönde yaptırım uygulamaktadır. Bu yaklaşımın en somut örneği otomotiv sektöründe görülmektedir. Sektörde söz sahibi kuruluşlar, alım yapmak için diğer kalite gereklerinin yanı sıra, firmaların Çevre Yönetim Sistemi kurmalarını ve bunu belgelendirmelerini önşart olarak talep etmektedirler. Taleplerinin en kısa zamanda uygulanması için ana sanayiden birçok kuruluş değişik tarihler belirlemiştir ve bu sürelere uyulmasını beklemektedir. Ana sanayi bu konudaki taleplerini, yine kendilerinden gelen eğitim ve danışmanlık faaliyetleri ile hatta zaman zaman belgelendirme maliyetlerinin kısmen karşılanmasıyla maddi olarak da desteklemektedir. Beyaz eşya gibi diğer sektörlerde de birçok ana sanayi kuruluşu, tedarikçilerini değerlendirirken çevre ile ilgili uygulamalarını dikkate almaktadır..

 

Türkiye'de faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlarda da çevre yönetim sistemi uygulaması yaygındır. Burada genellikle amaç, değişik ülkelere yayılmış olan birimlerin çevre uygulamalarını daha kolay kontrol ederek merkezden belirlenmiş kriterlere ve yerel kanunlara uyulduğundan emin olmak ve firmanın çevreci imajını korumaktır.

ISO 14001 standardı, kuruluş nezdinde yerel kanunların uygulanmakta olduğunun da takipçisidir. Ülkemizde 1983 yılında yürürlüğe giren Çevre Kanunu, 1986 yılından bu yana yayımlanmaya devam eden yönetmelikler ile desteklenmektedir. Bunlar ekolojik dengenin korunabilmesi, havada, suda ve toprakta kirlilik ve bozulmaların önlenmesi için kuruluşların uymakla yükümlü olduğu hususları belirlemektedir.

 

ISO 14001 standardının gereklerini yerine getiren bir kuruluş, yasaları takip etme ve uygulama yükümlülüğünün ötesinde, kirliliğin önlenmesini de taahhüt etmek durumundadır.

Bu taahhütlerde bulunan bir şirket, çevreyi korumak için gereken altyapıya sahip olmanın yanı sıra, çalışanlarının bilinçli olması ve oluşturulan çalışma kurallarını gerektiği gibi uygulaması için gerekeni yapmalıdır. Üretim yapan bir şirketten örnek vermek gerekirse, atık sular için bir arıtma tesisinin bulunması yeterli değildir: bu tesisin sürekli ve güvenli çalışmasını sağlayacak insan gücüne, yöntemlere ve kontrol mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Özellikle karmaşık üretim süreçleri bulunan kuruluşlarda, bertaraf gereken tüm atık suların arıtma tesisine bağlantısının yapıldığına emin olunmalıdır. Aynı şekilde kimyasal madde bulunduran bir kuruluşun, maddenin şirket içine alınmasından depolanmasına ve tüketilmesine kadar her aşamada sızıntı, dökülme, parlama, kazara başka kimyasallarla karışarak tehlikeli durum yaratması gibi tehlikelere karşı kesin önlemler alması gerekmektedir. Unutulmaması gereken bir durum da vardiyalı çalışmalarda gece çıkabilecek problemlerdir. Tüm bunların yanı sıra doğal kaynakların sınırlı olduğunun bilinciyle su, enerji ve diğer kaynakların tüketiminin de kontrol altına alınması kirliliğin önlenmesi prensibinin önemli bir unsurudur.

ISO 14000 STANDART SERİSİ
  • ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemleri Özellikler ve Kullanım Kılavuzu
  • ISO 14004 Çevre Yönetimi -Çevre Yönetim Sistemleri- Çevre Yönetim Prensipleri Kılavuzu
  • Sistemler ve Destekleyici Teknikler-
  • ISO 14010 Çevre Yönetimi -Çevre Denetim Kılavuzu- Çevre İle İlgili Denetimin Genel Prensipleri
  • ISO 14011 Çevre Yönetimi –Çevre Denetim Kılavuzu Denetim Usulü-Kısım 1- Çevre Yönetim Sistemlerinin Denetimi
  • ISO 14012 Çevre Yönetimi –Çevre Denetçilerinin Haiz Olması Gereken Özellikler 
  • ISO 14020 Çevre Yönetimi-Çevre İle İlgili Etiketlemenin Temel Prensipleri
  • ISO 14030 Çevre Performansı (taslak)
  • ISO 14040 Çevre Yönetimi -Hayat Boyu Değerlendirme- Genel Prensipler ve Uygulamalar 

 1-ISO 14001'in Tarihsel Gelişimi   

 

Çevre sorunları birden bire ortaya çıkmamış, sanayileşme ile birlikte hızla birikerek varlığını bugünlere taşımıştır. İnsan faaliyetlerinin doğaya verdiği zararlar, doğanın kendini yenileyebilme becerisi nedeniyle bertaraf edileceği düşünülerek, hep göz ardı edilmiştir. Ancak nüfus artışı, kentleşme ve sanayileşmeyle birlikte olumsuz çevre etkilerinin artışı doğayı zorlamaya başlamış ve 1960’lı yıllarda gerçekleştirilen bilimsel teknolojik devrimin çevreye etkileri, çevre için koruma ve iyileştirme çalışmalarının ivedilikle yapılması gereğini gözler önüne sermiştir. Çevre kirliliğinin ülkeler ile değil, çevre etkilerinin yayılımı oranında sınırlı olması, çevreci gruplar, sanayi ve devlet, hatta devletlerarası ilişkilerde sorunlar yaratmıştır. Artan nüfusa iş yaratma, besin sağlama ve ülkelerin kalkınma talepleri de dikkate alındığında, ekonomiden toplum bilimlerine dek pek çok noktada hayatımızı etkileyen çevre sorunları için, tüm dünya devletleri yeni çözümlere itmiştir. Özellikle “sıfır atık” üreterek “etkisiz” bir üretim modeli oluşturmanın imkânsızlığı karşısında, çevrenin daha az kirletilerek üretim yapılmasına olanak sağlayan yöntemlerin araştırılması zorunlu olmuştur. 

İlk olarak 1969 yılında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri çevrenin korunması ve nüfus artışının azaltılması konularında üye ülkelere seslenmişti. Söz konusu sorunlar, 1968 yılında kurulmuş olan Roma Klübü’nün ‘değişmek ya da yok olmak’ ikilemi üzerine hazırlanan raporla da gündeme getirilmişti. ‘sıfır büyüme’ tezi kabül görmemiş, 1972 yılında Çevre Konferansı düzenlenmiş ve ‘tek bir dünyamız var’ sloganı ulusal ve uluslararası düzeyde bir çok kuruluşun çevreyle ilgilenmesine neden olmuştu.

‘Sıfır Büyüme’ tezinden sonra çevre kalitesinin korunmasının yanısıra, ekonomik kalkınmanın da sağlanabilmesi için 1972 yılında Stockholm Çevre Konferansında ‘çevreyi dışlamayan kalkınma’ stratejisi açıklanmıştı. Amaç doğal kaynaklardan adaletli bir şekilde yararlanmaktı. ‘Çevreyi dışlamayan kalkınma’ kavramı esasen çevre koruma ve ekonomik kalkınma arasında bir çelişki görmüyordu. Tarım politikalarında hem tarımsal gelişme hemde tarım topraklarının korunacağı düşünülüyordu. 

1970’li yıllarda ekonomik kalkınmanın yanında çevre kalitesinin de korunmasına çözüm olarak ‘Sürdürülebilir Kalkınma’ felsefesi tartışılmaya başlandı. Bu çözüm, doğal kaynakların tüketim hızının oluşum hızına paralelliğinin sağlanması esasına dayanıyordu. Kavram, 1987 yılında BM Çevre ve Kalkınma Komisyonunca yayınlanan ‘Ortak Geleceğimiz’ adlı raporda yer alarak yaygınlık kazanmaya başladı. 

Sürdürülebilir kalkınma, bugünün gereksinimlerini gelecek kuşakların da kendi gereksinimlerini karşılama imkanlarını yok etmeden karşılamaktır.Herkesin temel gereksinimlerini karşılayabilmeyi ve kaynakların kullanımı, yatırımların yönlendirilmesi, teknolojinin yönünün belirlenmesi ve kurumsal değişiklikler yaşanırken insanlığın beklentilerinin dikkate alınmasını amaçlayan bir değişim sürecidir.

Çevre sorunları ve ekonomik kalkınma, son 30 yıl içinde giderek yükselen bir tempoda tartışıldı ve bu tartışmalardan çıkan sonuçlardan hareketle yönetmelikler,idari tebliğler ve standartlar gibi uygulama şartlarını içeren yayınlar hızla çoğaldı. Avrupa Birliğine üye ülkelerde uygulanan ve sıkı bir disiplin olan EMAS bunlardan birisidir. ISO Eylül /1996’da, çevre boyutlarının kontrolü ve bertarafı konularında şartlar içeren ve özellikle kalkınmakta olan ülkelere uygun ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemleri standardını yayınladı. Uygulamaları hızla yayılan ve kabül gören ISO 14001 Standardı, çevre politikası, çevre amaçları/hedefleri ve çevre programları doğrultusunda çevre boyutlarının kontrolü ve bertarafına yönelik şartları içermektedir.

 

2-ISO 14001 Çevre Standart Maddeleri   
1KAPSAM
  1. 1.     ATIF YAPILAN STANDARTLAR
  2. 2.     TARİFLER
  3. 3.     ÇEVRE YÖNETİM SİSTEMİNİN ŞARTLARI VE BAŞLICA UNSURLARI
    1. 1.    GENEL ŞARTLAR
    2. 2.    ÇEVRE POLİTİKASI
    3. 3.    PLANLAMA
      1. 1.    ÇEVRE BOYUTLARI
      2. 2.    KANUNİ VE DİĞER ŞARTLAR
      3. 3.    AMAÇ VE HEDEFLER
      4. 4.    ÇEVRE YÖNETİM PROGRAMI VEYA PROGRAMLARI
    4. 4.    UYGULAMA VE İŞLEM
      1. 1.    BÜNYE (YAPI) VE SORUMLULUK
      2. 2.    EĞİTİM, BİLİNÇ VE EHLİYET
      3. 3.    İLETİŞİM
      4. 4.    ÇEVRE YÖNETİM SİSTEMİ İLE İLGİLİ BELGEYE BAĞLAMA İŞLEMLERİ
      5. 5.    BELGE KONTROLÜ
      6. 6.    İŞLEM KONTROLÜ
      7. 7.    ACİL HAL HAZIRLIĞI VE BU HALLERDE YAPILMASI GEREKEN İŞLER
    5. 5.    KONTROL VE DÜZELTİCİ FAALİYET
      1. 1.    İZLEME VE ÖLÇME
      2. 2.    RİAYETSİZLİK, DÜZELTİCİ-ÖNLEYİCİ FAALİYET
      3. 3.    KAYIT
      4. 4.    ÇEVRE YÖNETİM SİSTEMİ ŞARTLARI DENETİMİ
    6. 6.    YÖNETİMİN GÖZDEN GEÇİRMESİ
Standart maddelerinden 4.madde uygulama maddesidir

 

3-ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Terimleri   

 

Sürekli Gelişme: Kuruluşun, çevre politikasına uygun olarak genel çevre icraatında gelişmeler sağlamak için kuruluş çevre yönetim sisteminin sürekli olarak iyileştirilmesidir.
Çevre: Bir kuruluşun faaliyetlerini içinde yürüttüğü, hava, su , toprak, tabii kaynaklar, bitki topluluğu (flora) hayvan topluluğu (fauna), insanlar ve bunlar arasındaki ilişkileri içinde alan ortamdır.

Çevre Boyutu: Kuruluşun, faaliyetlerinin, ürünlerinin veya hizmetlerinin çevre ile etkileşime giren unsurlarıdır.

Çevre Etkisi: Çevrede, kısmen veya tamamen kuruluşun faaliyet, ürün ve hizmetleri dolayısıyla ortaya çıkan, olumlu veya olumsuz her türlü değişikliktir.

Çevre Politikası: Kuruluşun, genel çevre icraatı ile ilgili niyet ve prensiplerini açıklamak,faaliyet, çevre amaç ve hedeflerle çerçeve teşkil etmek üzere yaptığı beyandır.

Kirlenmenin Önlenmesi: Kirlenmeyi önlemek, azaltmak veya kontrol altında tutmak amacıyla yeniden devreye sokmayı, başka işleme tabi tutmayı, işlemde değişiklik yapmayı, kontrol mekanizmalarını, kaynakların etkin kullanımını, malzeme ikamesini içine alabilen her türlü işlem ve uygulamaya başvurulması, malzeme veya ürün kullanılmasıdır.

Sürdürülebilir Kalkınma: Kısaca, mevcut ihtiyaçları gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmelerine engel olmadan karşılayarak kalkınmaktır.

Hayat Boyu Değerlendirme:  Bir mal ve hizmet sisteminde belirli bir malzeme ve enerjiden elde edilen mal ve hizmetlerle bu sistemin hayat dönemince ortaya çıkan ve doğrudan doğruya sisteme atfedilebilen çevre etkilerine ait bilgilerin toplanması ve gözden geçirilmesiyle ilgili bir usuller dizisidir.

 

 4-ISO 14001 Çevre Yönetim Prensipleri

Yükümlülük Altına Girme ve Politika:  Kuruluş çevre politikasını tayin etmeli ve çevre yönetim sistemine bağlılık taahhüdünde bulunmalıdır.

Planlama:  Kuruluş faaliyet, ürün ve hizmetlerinin çevre boyutlarını belirlemeli, bunların önemli olanlarını seçmelidir. Taahhütlerini gerçekleştirmek için amaç ve hedefler tespit etmeli, bu amaç ve hedeflere ulaşmak için gerçekleştireceği faaliyetleri programlamalıdır.

Uygulama ve İşlem: Kuruluş, çevre politikasını gerçekleştirmek, amaç ve hedeflerine ulaşabilmek maksadıyla etkin bir uygulamada bulunabilmek için gerekli yetenek ve imkanlarla birlikte bir destek mekanizması geliştirmelidir.

Kontrol ve Düzeltici Faaliyet:  Kuruluş, çevre icraatını ve bu icraattaki başarı derecesini ölçmeli, izleyip değerlendirmelidir.

Gözden Geçirme ve Geliştirme: Kuruluş, genel çevre icraatını ve bu icraattaki genel başarı derecesini geliştirmek amacıyla, çevre yönetim sistemini gözden geçirmeli ve sürekli olarak geliştirmelidir.

ISO 9001 Nedir?, ISO9001 Nasıl Alınır, iso Nedir

Kaliteport Mail  



:: ISO 9001 ::

Danışmanlık Hizmetlerimiz

ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi Nedir?
 

ISO 9001:2000 Sektörden bağımsız olarak her tür kuruluşu kapsamı içine alan, üretim ve hizmette tutarlı bir çizgiye sahip olabilmek için gerekli yöntemlerin tanımlandığı bir yönetim modelidir. Firmanın organizasyonel yapısından müşterilerinin memnuniyet seviyesine, toplanan verilerin analiz edilmesinden süreçlerin etkin yönetimine, iç denetimlerden ürün tasarımına, satınalmadan satışa kadar pek çok noktada kalite yönetim sistem koşullarını belirler.

ISO 9001:2000 belgesi ürün/hizmetin kendisine değil, onu üreten sistemin tamamına yöneliktir. Bir benzetiş ile ISO 9001 denetimi, yemeğin lezzetli olmasının değil, mutfağın lezzetli ve temiz yemek yapmak için uygun olmasının denetlenmesi demektir.

 

ISO International Organization for Standardization'un ismidir; uluslararası standardizasyon örgütünün oluşturduğu kalite yönetim standardını simgeler.

Kalite Yönetim Sistemi konusunda ISO 9000 Kalite Sistem Standartları 1987 yılında yayımlandığı tarihten itibaren en fazla ilgiyi ve uygulama alanını bulan uluslararası bir standart ve kılavuz haline gelmiştir.

 ISO 9000 Kalite Standartları Serisi, etkili bir yönetim sisteminin nasıl kurulabileceğini, dokümante edilebileceğini ve sürdürebileceğini göz önüne sermektedir.

ISO 9001:2000 Belgesi, ilgili kuruluşun ürün veya hizmetlerinin uluslararası kabul görmüş bir yönetim sistemine uygun olarak sevk ve idare edilen bir yönetim anlayışının sonucunda ortaya konduğu ve dolayısı ile kuruluşun ürün ve hizmet kalitesinin sürekliliğinin sağlanabileceğinin bir güvencesini belirler.

ISO 9001:2000 Belgesi, etkin kalite yönetim sistemini tanımlayan bir standarttır. Kuruluş bu standardın şartlarını sağladığında ISO 9001:2000 belgesini alabilir.

 

1- ISO 9000:2000'in Tarihsel Gelişimi     

 

Kalite standartları bir çok farklı şekilde yorumlanarak çok eski tarihlerden beri varolmakla beraber, gerçek anlamda ilk ortaya çıkışları, II. Dünya Savaşı’na rastlar.  Amerikan ordusu, II. Dünya Savaşı sırasında, ordu için yaptığı malzeme satın alımlarında, belli kalite düzeyini tutturabilmek ve satın alınan malzemelere bir standart getirebilmek amacı ile standartlar konusundaki çalışmaları başlatmıştır. Sonunda ortaya, Amerikan Askeri Standartları  (US Military Standarts) çıkmış, bu standartlarla birlikte istatistiksel kalite kontrol sistemi de gelişmiştir.

 

1970’li yıllarda, kalitesi yüksek Japon ürünlerinin Amerikan pazarına girmesi ve tüketicilerin, daha kaliteli olduğuna karar verdikleri bu ürünlere yönelmesi, ABD endüstri devleri arasında ve devlette büyük bir telaşa neden olmuş, Japonların “Daha Kaliteliyi Daha Ucuza Alın” yaklaşımlarının sonucu, gerçekten de belli başlı büyük Amerikan şirketleri zor günler yaşamışlardır. Japon sanayi çıkartmasının ilk şoku atlatılır atlatılmaz, tüm büyük şirketler ve devlet, daha önce pek önem vermedikleri, araştırma bütçelerini kıstıkları ve bu nedenle ülkeyi bile terk etmelerine neden oldukları eski kalite liderleri Deming, Juran ve Feigenbaum’a başvurmuşlardır.

 

II.Dünya Savaşı’nı takiben çok büyük bir ekonomik açmaza düşen Japonya’da, 1950’li yılların başından itibaren, Amerikan Askeri Standartlarını oluşturan ve uygulatan Walter Shewhart’ın öncüsü olduğu, İstatistiksel Kalite Kontrol teknikleri uygulanmaya başlanmıştır. Japonya’da  geniş uygulama alanı bulan bu teknikler, Deming ve Juran tarafından daha da geliştirilerek kapsamları genişletilmiş, Japonların kalite devrimini yaratmasını sağlamıştır.

 

Amerika Birleşik Devletleri’nde özellikle otomotiv sektöründe düşülen sıkıntı, bu sektör şirketlerini toplam kalite yönetimi felsefesini uygulamaya itmiş, bu felsefenin temeli olan “Müşteri Kraldır” ilkesini, şirket çapında büyük değişiklikler yapmayı göze alarak uygulamaya geçmişlerdir. Bazı büyük otomotiv şirketleri, Deming, Juran ve diğer kalite liderlerinin prensipleri üzerine kurulu olan Sürekli Kalite İyileştirme (Continuous Quality Improvement) yöntemini benimseyince, ABD’de değişim rüzgarlarının estiği hissedilmeye başlamıştır.

 

“Kaliteli Girdi = Kaliteli Çıktı” ilkesi uyarınca, büyük şirketler, kendilerine hammadde ve yarı mamul malzeme sağlayan daha küçük şirketleri kalite konusunda zorlamaya başlamışlar; ana müşterilerini kaybetme riski yaşayan bu şirketler de kendi taşeronlarını zorlayarak, kalite sistemini, yuvarlandıkça büyüyen bir kartopu gibi, en küçük imalatçılara kadar yaymışlardır.

 

Amerika Birleşik Devletleri’nde bu gelişmeler yaşanırken, Avrupa Topluluğunun temelini atan 12 Avrupa ülkesi de, aralarındaki mal alışverişini arttırabilmek için topluluğun ortak standartlarını oluşturma çalışmalarına başlamışlar, böylece temelde prensipler aynı olan, ancak farklı biçimlerde uygulanan  kalite ve denetim standartları ortaya çıkmıştır. Amerika, Avrupa ve Uzakdoğu ülkeleri arasındaki standart farklılıkları, Uluslararası Standartlar Organizasyonu (International Standards Organization - ISO) içinde bir grup kurularak, ortak standartlar oluşturma çalışmalarına yol açmıştır. TC 176 (Technical Committee 176) adlı bu komite, bütün firmalar için, geniş çaplı kalite standartlarını belirleyerek, ne sadece üstün teknoloji sahibi dev şirketlerin elde edebileceği kadar katı ve pahalı, ne de herhangi bir firmanın çaba göstermeksizin elde edeceği kadar kolay olmayan ve dünya çapında geçerli olan ISO 9000 serisi standartları meydana getirmiştir.

Standard ilk olarak 1987 yılında Kalite Güvence Sistem Standardı olarak yayınlanmıştır. Bu aşamada standart 3 alt standarttan oluşmaktaydı: ISO 9001, ISO 9002, ISO 9003. Kurumlar faaliyet kapsamları doğrultusunda bu 3 standarttan birisini uygulayarak, denetime girmekteydiler.

Standardın bu versiyonu, ağırlıklı olarak doğru üretim ve hata yakalama konularına odaklanmıştır.

Standard ilk olarak 1994 yılında revizyona uğramış ve yeniden Kalite Güvence Sistem Standardı olarak yayınlanmıştır. Bu aşamada standart yine 3 alt standarttan oluşmaktaydı: ISO 9001, ISO 9002, ISO 9003. Kurumlar faaliyet kapsamları doğrultusunda bu 3 standarttan birisini uygulayarak, denetime girmekteydiler. Standardın bu versiyonu, önceki versiyondaki konulara ilave olarak hata önleme konusuna da odaklanmıştır.

Standard son olarak 2000 yılında revizyona uğramış ve bu sefer Kalite Yönetim Sistem Standardı olarak yayınlanmıştır. Belgelendirmeye esas teşkil eden sadece ISO 9001:2000 standardı mevcuttur. ISO 9002, ISO 9003 artık güncelliğini yitirmiş standartlardır. Ancak ana standart olan ISO9001:2000'i destekleyen ISO 9000, ISO 9004, ISO 19011 gibi klavuz standartlar da ISO tarafından yayınlanmıştır. Kurumlar, faaliyet kapsamları ne olursa olsun sadece ISO 9001 standardını uygulamakta ve bu belgeyi almaktadırlar.

Fakat belgelendirmeye tabi tutulan faaliyetler ve standardın hariç tutulan maddeleri, alınacak olan belgenin üzerinde tanımlanabilmektedir. Standardın bu versiyonu, önceki versiyonlardaki konulara ilave olarak sürekli iyileşme ve verimliliğin arttırılmasını hedefleyen proses veya süreç tabanlı, müşteri odaklılığı daha ön planda tutan bir yönetim modeli sunmaktadır.

Bugün, ISO 9000 serisi standartlar, hemen hemen her ülkenin kendi diline çevrilmiş ve uygulanır haldedir.  Bölgesel standart örgütlerinden Avrupa Standardizasyon Komitesi (CEN, European Committee for Standardization) ve Avrupa Elektroteknik Standardizasyon Komitesi (CENELEC, European Committee for Electrotechnical Standardization) bu standartları EN ISO 9000,  Amerikan Standartlar Komisyonu (COPANT, Pan American Standards Commission) COPANT-ISO 9000, Afrika Standartlar Bölgesel Örgütü (ARSO, African Regional Organization for Standardization) de ARS 9000 olarak uyarlamışlardır. Dünyadaki seksenden fazla ülke de ISO 9000 standartlarını kendi ulusal standartları olarak benimsemişlerdir. Örneğin İngiltere’de BS EN ISO 9000, Almanya’da DIN EN ISO 9000, ABD’de ANSI/ASQC Q9000, Fransa’da NF EN ISO 9000, Danimarka’da DS/EN 9000, Japonya’da JIS Z 9900, Kanada’da CAN/CSA-ISO 9000 ve Türkiye’de TS-ISO 9000 olarak anılmaktadır.

2-ISO 9000:2000 Standart Maddeleri     

1.KAPSAM
2.ATIF YAPILAN STANDARDLAR
3.TERİMLER VE TARİFLER
4.KALİTE YÖNETİM SİSTEMİ

4.1 GENEL ŞARTLAR
4.2 DOKÜMANTASYON ŞARTLARI

5.YÖNETİM SORUMLULUĞU

5.1 YÖNETİMİN TAAHHÜDÜ
5.2 MÜŞTERİ ODAKLILIK
5.3 KALİTE POLİTİKASI
5.4 PLANLAMA
5.5 SORUMLULUK, YETKİ VE İLETİŞİM
5.6 YÖNETİMİN GÖZDEN GEÇİRMESİ

6.KAYNAK YÖNETİMİ

6.1 KAYNAKLARIN SAĞLANMASI
6.2 İNSAN KAYNAKLAR
6.3 ALT YAPI
6.4 ÇALIŞMA ORTAMI

 

7.ÜRÜN GERÇEKLEŞTİRME

7.1 ÜRÜN GERÇEKLEŞTİRMENİN PLANLANMASI
7.2 MÜŞTERİ İLE İLİŞKİLİ PROSESLER
7.3 TASRIM VE GELİŞTİRME
7.4 SATIN ALMA
7.5 ÜRETİM VE HİZMETİN SAĞLANMASI
7.6 İZLEME V
E ÖLÇME CİHAZLARININ KONTROLÜ

 

8.ÖLÇME, ANALİZ VE İYİLEŞTİRME

8.1 GENEL
8.2 İZLEME VE ÖLÇME
8.3 UYGUN OLMAYAN ÜRÜNÜN KONTROLÜ
8.4 VERİ ANALİZİ
8.5 İYİLEŞTİRME

3-ISO 9001:2000 Kalite Terimleri    

Kalitenin: Kalite, bir ürün veya hizmetin belirlenen veya olabilecek ihtiyaçları karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır. (ISO 9001:2000)

Yapısal özellikler takımının şartları yerine getirme derecesi.

Kullanıma uygunluktur.(Dr.J.M.JURAN)

Şartlara uygunluktur.(P.B.CROSBY)


Kalite Politikası: Kalite ile ilişkili olarak üst yönetim tarafından resmi olarak formüle edilen şirketin yönelişini ve toplam hedefleri gösteren ifadedir.

Kalite Yönetimi:  Bir organizasyonun yönetilmesi ve kontrolü için koordine edilmiş faaliyetlerdir. 

Kalite Hedefleri: Kalite ile ilişkili olarak istenen veya amaçlanan şeyler
Kalite hedefleri SMART Olmalıdır.

S : Specified / belirli, ilgili bölüm ve proses için
M: Measurable / Ölçülebilir
A : Achievable / Ulaşılabilir
R : Real / Gerçekçi
T : Timing / Zamana bağlı

Kalite Planlaması: Kalite Yönetiminin, kalite hedeflerinin belirlenmesi ve bu hedeflerin karşılanması için gerekli operasyonel proses ve ilgili kaynakların temini konusunda odaklanmış bir parçasıdır.

Kalite Kontrol: Kalite şartlarının karşılanmasına odaklanmış kalite yönetiminin bir Parçasıdır.

Kalite Güvence:  Kalite şartlarının karşılandığı güvencesi vermeye odaklanmış kalite yönetiminin bir parçasıdır.

İyileştirme: Kuruluşun kalite şartlarını karşılama kabiliyetinin artırılmasına odaklanmış kalite yönetiminin bir parçasıdır.

Çalışma Ortamı: İşin yapıldığı ortam şartları.

Denetim Kriteri: Referans olarak belirlenen politika, prosedür ve gereklilikler.

Ürün:  Prosesin bir Sonucu ( Not: Dört Genel Ürün Kategorisi: )
  • Donanım
  • Yazılım
  • Servisler
  • İşlenmiş Malzemeler veya tüm bunların kombinasyonu.
Şartlar: Belirlenen, Genel olarak istenen veya yasal ihtiyaç ve beklentiler. Ürün, sistem veya müşteri ile ilişkili olabilir. Belirlenmiş şartlar yazılı hale getirilmiş olandır. Şartlar değişik kaynaklar tarafından ortaya konmuş olabilir.
Düzeltici Faaliyet: Belirlenen bir uygunsuzluğun ana sebebini ortadan kaldırmak ve tekrarını engellemek için yapılan faaliyet.
Önleyici Faaliyet:  Potansiyel bir uygunsuzluğun ( henüz ortaya çıkmamış ) sebebini ortadan kaldırmak için yapılan faaliyet.
Standart Dışı İzin: Şartlara uymayan ürünlere çıkış izni verme.
Serbest Bırakma:  Prosesin bir sonraki aşaması ile devam etmek için verilen izin
Gözden Geçirme:  Belirlenen hedefleri gerçekleştirmek için oluşturulan konuların uygunluğunu ve etkinliğini tespit için gerçekleştirilen faaliyetler.
Doğrulama: Belirlenen şartların karşılandığını gösteren objektif delillere dayalı olarak teyit işlemi.
Geçerli Kılma: Gerçek delillerin incelenmesi sonucunda istenen amaca ve uygulamaya dönük gerekliliklerin karşılandığının teyit edilmesi.
Gerçek Delil:  Bir şeyin bulunduğunu ve gerçek olduğunu gösteren bilgi veya veriler.
Uygunsuzluk: Gerekliliklere uymama
Proses:  Girdileri çıktılara dönüştüren ve birbirleri ile ilişkili veya etkileşen faaliyetler dizisi
Verimlilik: Elde edilen sonuç ile kullanılan kaynaklar arasındaki ilişki.

 4-ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sisteminin Prensipleri   
Bir kuruluşu başarılı bir şekilde çalıştırmak için, kuruluşu sistematik ve şeffaf bir şekilde yönetmek ve kontrol etmek gerekir. İstikrarlı Başarı,  ilgili tarafların ihtiyaçları ele alınırken, performansı sürekli olarak iyileştirme ve geliştirmeye yönelik tasarlanan bir yönetim sisteminin uygulanmasından ve sürdürülmesinden geçer.
ISO 9001:2000 standardı bütün dünyada kalite yönetim sistemi modeli olarak uygulanmakta olan bir uluslararası standarttır ve 8 Kalite Yönetim Prensibine dayanmaktadır.
  • Müşteri Odaklılık: Şirketler müşterileri ile varolduklarına göre onların şimdiki ve gelecekteki ihtiyaçlarını anlayarak beklentilerinin de ötesinde hizmet verme anlayışı benimsenmelidir.
  • Liderlik: Şirket hedeflerine ulaşmak için gereken iç dinamikleri yaratmak ve şirket çalışanlarına yön göstermek için yönetimin liderliğine ihtiyaç vardır.
  • Çalışanların Katılımı: Kuruluşun tüm kademelerinde çalışanlar şirketin özünü oluşturur ve tam katılımları varolan yeteneklerinin şirket yararına kullanılmasını sağlar.
  • Proses Yaklaşımı: İstenen sonuçlara ulaşabilmek için faaliyetler ve kaynakların proses olarak yönetilmesi gereklidir.
  • Yönetimde Sistem Yaklaşımı: Birbiriyle bağlantılı proseslerin bir sistem olarak ele alınması verimliliğe katkı sağlar ve amaca ulaşmayı kolaylaştırır.
  • Sürekli İyileştirme: Şirketin her alanda performansının artırılması kuruluşun daimi hedefi olmalıdır.
  • Verilere Dayalı Karar Verme: Etkin kararlar, verilerin ve somut bilgilerin analizine dayandırılmalıdır.
  • Karşılıklı Yarara Dayalı Tedarikçi İlişkileri: Bir kuruluş ile tedarikçileri birbirine bağlıdır ve ancak karşılıklı bir yarar ilişkisi her iki tarafa artı değer getirir.
ISO 9001:2000 birçok kuruluş için ticarette kapıları aralayan bir belge olmanın yanı sıra kuruluşa birçok katkı sağlayan bir yönetim modelidir.

DANIŞMANLIK HİZMETLERİ ISO 9001:2000, ISO 22000, ISO 18001, ISO 14001, ISO 13485, ISO 16949, CE

Daha Ayrintili Bilgi İçin http://kaliteport.com adresine Bekliyoruz  

    

:: Hizmetlerimiz ::

Danışmanlık Hizmetlerimiz

TEL : 0212 212 18 22

FAX : 0212 212 19 22

Dünyamızda; son yüz yılda meydana gelen hızlı değişimlerle birlikte, kalite anlayışı ve kaliteye bakış açısında önemli değişmeler olmuştur.

Şüphesiz günümüzde kalite, kullanım, uygunluk ve ilişki gibi geniş bir bakış açısıyla, tüketici satın alma davranışını etkileyen en önemli öğe halini almıştır. Üretilen mal ve hizmetlerin belirli bir kalite düzeyinde olmaları kadar, aynı kalite düzeyinin sürdürülmesi de önem arz etmektedir. Bu durum, kalitenin güvence altına alınması, standartlaştırmayı zorunlu kılmıştır.

Kaliteport Danışmanlık Uzmanları; Uluslararası Standardizasyon Örgütü (ISO) tarafından yayınlanan yönetim sistemleri standartları(ISO 9001:2000, ISO 14001, ISO 18001, ISO 22000 v.b) ve ürün standartları konusunda danışmanlık ve eğitim hizmetleriyle en etkin yardımcınız olacaktır.

http://kaliteport.com/

konularında Siz Değerli Müşterilerimize Danışmanlık Yapmaktayız.

 

Danışmanlık Hizmetlerimiz

TEL : 0212 212 18 22

FAX : 0212 212 19 22

Dünyamızda; son yüz yılda meydana gelen hızlı değişimlerle birlikte, kalite anlayışı ve kaliteye bakış açısında önemli değişmeler olmuştur.

Şüphesiz günümüzde kalite, kullanım, uygunluk ve ilişki gibi geniş bir bakış açısıyla, tüketici satın alma davranışını etkileyen en önemli öğe halini almıştır. Üretilen mal ve hizmetlerin belirli bir kalite düzeyinde olmaları kadar, aynı kalite düzeyinin sürdürülmesi de önem arz etmektedir. Bu durum, kalitenin güvence altına alınması, standartlaştırmayı zorunlu kılmıştır.

Kaliteport Danışmanlık Uzmanları; Uluslararası Standardizasyon Örgütü (ISO) tarafından yayınlanan yönetim sistemleri standartları(ISO 9001:2000, ISO 14001, ISO 18001, ISO 22000 v.b) ve ürün standartları konusunda danışmanlık ve eğitim hizmetleriyle en etkin yardımcınız olacaktır.

http://kaliteport.com/

konularında Siz Değerli Müşterilerimize Danışmanlık Yapmaktayız.

ISO 9001 ISO 22000 ISO 18801 ISO ce ce eğitimleri dokümantasyon eğitimleri etkin süreç eğitimleri gost-r haccp eğitimleri iletişim eğitimleri ilkyardım eğitimleri iç tetkik eğitimleri kriz yönetimi eğitimleri satış eğitimleri stres yönetimi eğitimleri teknik eğitimler yangın eğitim eğitimleri zaman yönetimi eğitimleri ISO 14001 ISO 18001 ISO 22000 ISO 9001:2000 ISO 9001

ISO 9001:2000, ISO 22000, ISO 18001, ISO 14001, ISO 13485, ISO 16949, CE